Acının kaynakları – salman akhtar

0 0

Akhtar kitabının ilk bölümünü korkuya ayırarak, korkunun hayvanlarda ve insanlarda bulunmasının oldukça gerekli bir duygu olduğunu çünkü korkunun organizmanın hayatta kalma işlevine destek olduğunu belirterek başlamış. Korku ve kaygının benzer özelliklerinden bahsederek (kötü bir şey olacağına dair hissi barındırırlar). Korkunun nesnesi olması bakımından daha rasyonel olduğunu ama kaygının gerçekleri bulandırması sebebiyle klinik durumlar yarattığını ifade etmiş. Fobi ile korkulan nesne arasındaki ilişkiyi açıklamış ve sembolik kristalleşmelerini örneklerle göstermiştir. Korkunun ve kaygının kültürlere göre farklılıklarına da değinmiştir.

Klein’a göre; psikotik kaygı

Winnicott’a göre; düşünülemeyen kaygı

Hurwich’e göre; Yok olma kaygısı, zihinsel işleyişi bozma tehlikesi taşırlar.

Hayvan fobisi ve sosyal fobinin yaşlara göre ayrımını yapmış, agorafobideki ‘’eşlikçi’’nin nesne ilişkileri açısından önemini belirtmiştir. Kitap iki bölüme ayrılmak şekliyle de incelenebilir; (İki bölümdeki başlıklar kesin olarak özne ve nesne ayrımını vermese de..

1-) Sadece özneyi/acı çekeni etkileyen (korku, açgözlülük, suçluluk)

2-) Nesne/nesneleri de etkileyenler (aldatma, ihanet, intikam)

a-) Açgözlülük; bölümü ise Ezop’un bu konuyu çok iyi açıklayan öyküsüyle başlamış. Bunu Klein’ın; yoğunlaşmış oral saldırganlık (saldırgan dürtünün yoğunluğu ve erken çocukluktaki gerçek mahrumiyet) ile açıklayarak açgözlülüğü içe atımla, hasetin, yansıtmayla ilişkili olduğunu göstermiştir.

b-) Suçluluk; duyma kapasitesi nesneleri içselleştirme kapasitesine denk düşer açıklamasıyla başlatmış, utancın benlik idealine sadık kalamamaktan, suçluluğun ise kişinin üstben buyruklarını yerine getirememesiyle ilişkilendirmiştir. Suçluluk, ebeveynin yaptıklarını çocuğun başına kakmasıyla tetiklenir. Kendini suçlamak, sert bir ebeveyne öykünerek, birincil nesne ile bağını muhafaza etmesiyle oluşur. Bağlamı ne olursa olsun, Oidipal suçluluk her zaman tehlikeye atılmış bir aşk hayatıyla sonuçlanır.

c-) Aldatma; Her yalanda kendilik nesnesini değştirmeye yönelik ruhsal manevra vardır. Aldatma, biçimi ne olursa olsun, erken dönemdeki travmadan doğar bu yüzden kendine ve başkalarına acı çektirir.

d-) İhanet; dağınık benlik hasarı, aşırı vaatkar ebeveynle özdeşleşim, haset duygularına karşı sadistik zafer şeklinde nesne ilişkilerinden doğar.

e-) İntikam; Erken çocukluk döneminde aldığı hasarın üstünü örtme şeklinde de olabilir. Freud’un intikam üzerine ilk yorumu, sessizlik içinde acı çekildiğinde daha patojenik hale geldiğine inandığı travma bağlamında açıklamıştır. İntikam almak, yaralanmanın üstesinden gelme olasılığını elinde tutar, ancak olanlar hakkında konuşmak da yardımcı olur. Bu yüzden psikanaliz çok önemlidir. İntikam eylemlerinin muhatabı her zaman inciten kişi değildir. Bundan dolayı zayıf nesnelere de yönelebilir. (Terör saldırıları)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.