Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu

0 0

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) aslında herkesin “benim de dikkatim bozuk”, ya da “ben de hiperaktifim, yerimde duramam, tezcanlıyım.” diye az biraz kendilerinde olduğunu düşündükleri, bir durum gibi sanılsa da aslında çok daha farklıdır.

Özellikle yetişkinlik döneminde aslında “kendini yönetme zorluğu” olarak çok kabaca tanımlayabiliriz. Çünkü aslında DEHB “düz duvara tırmanan çocuk” ya da “akıllı ama istemediği için çalışmıyor, yapmıyor” ya da “10 kere seslensek de telefonun bilgisayarın başından kalkmıyor” tanımlamalarından çok daha geniş sorun alanlarına sahip. Bu nedenle de yetişkinlik döneminde diğer rahatsızlıklara benzer görünümünden dolayı doğru tanı konması çok daha zordur.

Özellikle yetişkinlik döneminde, akran ilişkilerinde aşırı hassasiyet, duyguları en yüksekte ve en dipte yaşama ve bu yüzden kendi duygusal dengesini gün içinde bile sağlamada zorlanma, zaman yönetiminde zorluk; örneğin ekseriyetle geç kalma ya da beklemeye tahammülsüzlük, öfke sonucu ortaya çıkabilen davranışların kontrolünde zorluk, duygusal dengelemenin yetersizliğinden kaynaklı dürtüsel yatıştırıcı davranışlar (örneğin; duygusal yeme, alışveriş ya da alkol-madde kullanımına yönelme vs), kişiler arası ilişkilerde devamlılığı sağlamada zorlanma, eleştiriye tahammülsüzlük, bir işe başlayamama ya da işi zamanında bitirememe, ya da erteleme gibi aslında gündelik yaşamın neredeyse her alanını etkileyen sorunlar yaşanabiliyor.

Tabii ki bu ve buna benzer her durum DEHB tanısı olduğunu psikiyatrideki her sendrom tanı gibi göstermiyor.

Tanı konması özellikle yetişkin bireylerde klinik yani psikiyatrist değerlendirmesi ile olup yaşam öyküsü, kök ailenin öyküsü ki; DEHB’nin genetik geçişli bir durum olduğu bilindiği için bu değerlendirme çok önemlidir. Psikometrik testler tanı koydurucu değil, tanıyı destekleyicidir.

Bütün bu senaryoların sonunda, özellikle yetişkinde DEHB Kaygı Bozukluğu ya da Depresyon ile çok karışabilen bir durumdur. Bu nedenle tabii ki ayırıcı tanı çok önemlidir. Kendinizle ilgili benzer bir sorun yaşadığınızı düşünüyorsanız bir psikiyatriste lütfen danışınız.

Sağlıkla sağlıklı günlere,

Dr. Öykü ÖNAL

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.