Disosiyatif bozukluklarda depersonalizasyon ve derealizasyon

0 0

Dissosiyatif bozukluklar, kişide kimlik bellek algı ve çevre ile ilgili duyumlar gibi normalde bir bütün halinde çalışan işlevlerin bütünlüğünün bozulmasıdır. Dissosiyasyon çoğunlukla travma travmaya karşı bir savunma düzeneği olarak ortaya çıkar hastalık bu şekilde travmadan kaçmayı sağlarken aynı zamanda travmanın kişinin yaşamı üzerindeki etkisini de geciktirir (vikipedia.org/wiki/Dissosiyatif_bozukluklar).

Disosiyasyon, bir grup normal ruhsal sürecin diğerlerinden kopması ile olur. Aslında kişinin düşünceleri, duyguları veya davranışları farkındalık seviyesinden uzaklaşmakta ve kontrolden çıkmaktadır. Örneğin, sağlıklı bir üniversite öğrencisi bile önceki iki haftada yaşadığı hiçbir olayı hatırlamayabilir. Başka pek çok ruhsal semptomla beraber bozukluk olmadan da disosiyasyon yaşanabilir; orta seviyedeyse tamamen normal olabilir (örneğin, sıkıcı bir derste cevap vermeniz beklendiğinde siz hafta sonu planlarınızın hayalini kuruyor olabilirsiniz).

Bir bozukluğu katkıda bulunacak derecede ciddi olan disosiyasyon dönemlerinin ortak pek çok özelliği bulunmaktadır:

  1. Aniden başlar ve aniden biter.
  2. Genelde kişinin ihtiyacı olan bir bilginin kesilmesi (engellenmesi, bozulması) olarak algılanır. Bir şeylerin eklendiği hissi ile (geri dönüşler gibi) pozitif veya negatif (hiç hatırlamayan bir dönem) olabilirler.
  3. Genelde nadir görüldüğü belirtilse de sayısı artıyor olabilir.
  4. Çoğunda (kendine yabancılaşma (depersonaizasyon), gerçek dışılık (derealizasyon bozukluğu hariç), ciddi düzeyde bir hafıza karışıklığı yaşanmaktadır.
  5. İşlevsellikte bozulma veya kişisel bir sıkıntı hissi sadece disosiyatif amnezi, kendine yabancılaşma, gerçek dışılık bozukluğu için gereklidir.

Kendine Yabancılaşma (Depersonalizasyon) Bozukluğu

Kendine yabancılaşma (depersonalizasyon), kişinin kendinden kopması veya ayrılması hissi olarak, kendi gerçeklik duygusundan ya da bedeninden ayrıldığı hissinin olduğu ya da sanki bunları dışarıdan bir gözlemci gibi izlediği hissini yaşadığı sürekli veya yineleyen yaşantıların olduğu bir bozukluk olarak tanımlanabilir. Bu his, kişinin, kendi ruhsal süreçlerini ve davranışlarını görüyor gibi yaşamasıdır; bazı hastalar, bunu sanki bir rüyadaymış gibi yaşayabilirler. Kendine yabancılaşma epizodları ile ilgili tekrar tekrar sıkıntı yaşıyorsanız bir uzmanla görüşmeniz uygun olacaktır.

Depersonalizasyon, vücutta uyuşukluk ve karıncalanma gibi fiziksel duyumlara da neden olabilir. Ayrıca, depresyon gibi başka bir hastalığının belirtisi de olabilmektedir.

Gerçeklik Algısının Bozulması (Derealizasyon)

Derealizasyon, çevrenizden bağımsız ve kopmuş hissetmeyi içerir. Diğer insanlar da dâhil olmak üzere yakın çevrenizdeki dış nesnelerden kendinizi yabancılaşmış hissedebilirsiniz. Aile üyeleriniz veya yakın arkadaşlarınız dahi size yabancı gibi görünebilir.

Genellikle insanlar derealizasyonu aralıklı bulanıklık hissi olarak tanımlarlar. Bulunduğunuz ortamdaki insanlar ve nesneler gerçek(olağan) dışı, çarpık veya çizgi film gibi görünmeye başlayabilir. Bazıları, çevreleri tarafından kapana kısılmış hissettiklerini veya çevrelerinde gerçeküstü ve alışık olmadıkları şeyleri gördüklerini bildirmektedir. Derealizasyon, sanki farklı bir ülkede veya başka bir gezegendeymiş gibi hissetmelere yol açabilir (https://www.dilgem.com.tr/tr/makaleler/panik-atak-bozuklugu-depersonalizasyon-ve-derealizasyon/ ).

Bu Konu Hakkında Neler Yapabilirsiniz?

Anlattığımız semptomları yaşayan bireyler panik haline kapılabilirler. Bu durumu fark ettiğinizde ilk yapacağınız şey bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak olacaktır. Yaşadığınız süreçle ilgili farkındalığı arttırmak ve uzmanınıza yardımcı olmak için şu adımları izleyebilirsiniz:

  1. Derealizasyon yaşıyorsanız, kendinizi gerçeğe döndürmek için duyularınızı herhangi bir şekilde kullanmayı deneyin. Elinizin üzerindeki cildinizi sıkın. Soğuk veya sıcak (sizi yakacak kadar değil) bir şeyi tutun ve sıcaklık/soğukluk hissine odaklanın. Odadaki öğeleri sayın veya adlandırın. Gözlerinizi hareketsiz tutmaya çalışın.
  2. Depersonalizasyon yaşıyorsanız, nefesinizi yavaşlatın. Çoğu zaman anksiyete atağı beraberinde solunumda hızlanmaya neden olur. Bu durum da beyne kan akışını yavaşlatır. Nefes almayı devam ettirmeye odaklanarak olabildiğince uzun, yavaş ve derin nefes alın. Depersonalizasyon diğerlerinden kopma hissine yol açtığından, bir arkadaşınıza, psikoloğunuza, ailenize veya konuşmak için mutlaka birisine ulaşın. Hislerinize odaklanmaya çalışın, anda kalmaya ve konuşmaya devam edin.
  3. Kendi kendinize uygulayabileceğiniz bu yöntemlerin yanı sıra profesyonel bir psikolojik destek almanız önemlidir. Yanında kendinizi rahat hissettiğiniz nitelikli bir ruh sağlığı profesyoneli, dissosiyatif bozukluk ile başa çıkmanıza yardımcı olabilir.
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.