Psikolojik danışma sürecinin temel yapı taşı: terapötik ittifak

0 0

Terapötik ittifak diye adlandırdığımız kavram esasen danışan ile danışman arasında kurulan ilişkiyi betimler. Başlıkta bu kavrama ilişkin temel yapı taşı kalıbını kullanmamın sebebi ; güçlü ve sağlam kurulan terapötik bağın danışma sürecince iyileştirici rolünün önemine dikkat çekmektir.

Gelin birlikte bu sürecin nasıl işlediğine bir göz atalım. Danışanlarımız bizlere türlü zorluklar karşısında destek almak için başvururlar . Yaşadıklarını, içinde bulundukları durumu, hissettiklerini danışmana olabildiğince doğru ve şeffaf bir şekilde anlatabilmesi için danışan ve danışman arasında karşılıklı olarak güven bağının tahsis edilmesi gerekmektedir. Eğer tüm bu danışma sürecinin sonunda bir değişim gerçekleşecekse bunun en doğru yolu terapötik ittifaktan geçmektedir.

Terapötik İttifak Oluşturmada Danışmanın Rolü

Yukarıda terapötik ittifakın önemine değindim. Danışman bu ittifakta belirleyici rol oynamaktadır. Danışanlar bizlere ilk geldiklerinde, (hayatlarını tüm çıplaklığı bir başkasına aktaracakları için) doğal olarak bizim güvenirliğimizi test etmek isteyebilirler. Bu noktada terapötik ittifakı güçlendirecek bazı unsurlar bulunmaktadır.

  • Samimi ve sıcak davranışlar
  • Dürüst ve olabildiğince açık olmak
  • Oturumlar esnasında destekleyici bir tavır sergileme
  • Danışanın getirdiği yaşantıları onaylama ve empatik bir tutum ile yaklaşma
  • Sözel ve sözel olmayan davranışlarda tutarlı bir tavır takınma
  • Yapılan bilgilendirmelerin olabildiğince açık ve güvenilir bir şekilde yapılması

Her ne kadar burada terapötik ittifakı güçlendirecek birkaç unsurdan bahsetmiş olsam da bu kavram büyük ölçüde deneyim ve yetkinliğe dayanmaktadır. Danışman zaman ilerledikçe, çeşitli vakalar ile karşılaştıkça yetkinliği ve deneyimi artacak, bir süre sonra hemen hemen özgün bir tarz oluşturacaktır. Danışman özgün bir tarzda terapötik bağını kurmaya başladıkça aynı zamanda yürüttüğü süreç daha sağlam temellere dayanmış olacaktır.

Eğer yürütmüş olduğunuz veya başlamayı düşündüğünüz danışma oturumlarının istenilen noktada başarıya ulaşmasını istiyorsanız kesinlikle ilk yapmanız gereken şey danışanınızla olan terapötik bağınızı güçlendirmek olmalıdır. Aksi halde olumlu yönde bir değişim bekleyemeyiz.

KAYNAKÇA

Doğanavşargil, Ö., & Vahip, I. (2003). Terapötik işbirliği neden önemli? Psikiyatrik yakınması” olmayan” bir aile içi şiddet olgusu. Klinik Psikiyatri Dergisi, 6(3), 165-169.

Akdoğan, R., & Ceyhan, E. (2011). Terapötik ilişkide insan faktörü. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 3(1), 117-141.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.