Reflü hakkında merak edilenler!

0 0
  1. Reflü Hastalığı Nedir?
  2. Reflü Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
  3. Neler Reflüye Yol Açar?
  4. Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır?
  5. Bebek ve Çocuklukta Reflü Hastalığı
  6. Gastrit ve Reflü Arasındaki Fark Nedir?
  7. Reflüye Ne İyi Gelir ?
  8. Hamilelikte Reflü
  9. Reflü Öksürüğü Nasıl Geçer ?
  10. Reflü kalp çarpıntısı yapar mı?

Reflü Hastalığı Nedir?

Herkesin bildiği şekli ile reflü hastalığı, yemek içeriğinin geriye, yemek borusuna kaçmasıdır. Ağza kadar gelen acı tatdır. Zannedildiğinden daha yaygındır. Yenidoğandan, yaşlı insana kadar herkeste görülebilir. Midemiz sürekli olarak asit salgılamaktadır. Yemeklerden sonra bu asit salgısı artmakta ve bu sayede mide sindirime katkıda bulunmaktadır. Yani mide içinde sürekli olarak asitli bir içerik mevcuttur. Bu asit çok güçlü olduğu halde, midenin koruyucu mekanizmaları olduğu için normal şartlarda mideye zarar vermez. Ancak yemek borusunun aside karşı koruyucu mekanizmaları yoktur. Yemek borusunu koruyan tek şey asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını engelleyen ve yemek borusu ile mide bağlantısının olduğu yerde fonksiyonel bir kapak gibi davranan sistemdir ( Alt Özofagial Sfinkter ) . Normal şartlarda az miktarda kaçış olur ve hasara neden olmaz. Ancak bu fonksiyonel kapak sistemi uygun şekilde işlev görmez ise midenin asitli içeriği savunmasız yemek borusuna aşırı miktarda kaçar ve burada aside bağlı hasar oluşturur. Oluşan bu hasar şikayetlere neden olmaktadır.

Reflü Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  • Mide ekşimesi ‐ yanması
  • Göğüste yanma
  • Yenilen yemeğin ağza geri gelmesi
  • Kilo kaybı
  • Ağıza acı‐ekşi su gelmesi
  • Ağız kokusu
  • Şişkinlik‐geğirme
  • Kronik farenjit
  • Kronik sinüzit
  • Ses kısıklığı, boğaz ağrısı,
  • Kuru öksürük,
  • Boğazda takıntı hissi,

Neler Reflüye Yol Açar?

  • En önemli neden bir seferde çok miktarda yemek yemektir.
  • Nikotin (sigara vb)
  • Kızartılmış veya yağlı gıdalar
  • Kafein (kahve, çay, kola, çikolata)
  • Asitli meyveler ve meyve suları
  • Nane ve naneli yiyecekler
  • Alkol
  • Hamilelik

Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır?

1- Yaşam tarzı değişiklikleri;

  • Yemeklerinizi daha az miktarda ve daha sık öğünler halinde yemeye dikkat etmek,.
  • Yağlı, ağır salçalı, sirkeli, kremalı, kızartılmış yiyecekler, çikolata, nane, acılı gıdalar ve asitli içeceklerden uzak durulmalı,
  • Fazla kilolardan kurtulmak,
  • Sigara ve alkol kullanmamak,
  • Çok sıcak yiyecek ve içecekler yemek borusu hasarına yol açabilir,
  • Yemeklerden sonra en az 2‐3 saat yatmaktan ve egzersiz yapmaktan kaçınmak,
  • Belinizi sıkan kemer, korse ve dar kıyafetler kullanmamak,
  • Yatağınızın başını 15‐20 cm yükseltmek,

2- Reflü İlaç Tedavisi ;

Mide asidini Nötralize Eden ilaçlar: Birtakım ilaçlar şikayetlere hemen etki eder. Ancak bu ilaçlar inflame yemek borusunu iyileştiremezler. Bu ilaçların fazla kullanımı ishal yada kabızlık gibi yan etkilere sebep olabilir.

H-2 Reseptör Blokerleri : Mide Asit Üretimini Azaltan İlaçlardır. H-2 blokerlerinin etkisi antiasitler kadar hızlı başlamaz ama, daha uzun süre, yaklaşık 12 saat kadar mide asidini, %70 oranında azaltır.

Proton Pompa İnhibitörleri (PPI): Omeprazol, esomeprazol, lansoprazol, rabeprazol gibi PPI leri, H-2 blokerlerden daha güçlüdürler ve yemek borusundaki hasarın iyileşmesine imkan verirler. Bu ilaçların uzun süre kullanımı B-12 eksikliğine neden olur.

3- Reflü Cerrahi Tedavisi : Hastaların %80 gibi büyük çoğunluğu, bu önlemler ve tedaviler sayesinde reflüsü gerilemektedir. Yaşam tarzı değişikliği ve medikal tedaviden yanıt alamayan kişiler, tetkiklerde mide fıtığı gibi yapısal patolojiler olan hastalara operasyon önerilmektedir. Günümüzde yaygın olarak uygulanan teknik laparoskopik, Nissen Fundopilikasyonu ameliyatıdır. Bu ameliyatta karından açılan 4 veya 5 delikle, yemek borusu ve midenin birleşme noktasındaki gevşek kapak yapısı yine mide ile desteklenmektedir. Ameliyatın en büyük avantajı, laparoskopik yöntemle yapıldığından dolayı açık cerrahilere göre daha çabuk, normal hayata dönüş sağlar. Ameliyat sonrasında reflü şikayetlerinde gerileme ile beraber geçici yutma güçlükleri görülebilmektedir. Laparoskopik reflü cerrahisi güvenle ve tüm dünyada uygulanan bir tekniktir.

Bebek ve Çocuklukta Reflü Hastalığı

Çoğunlukla yetişkin hastalığı olarak bilinen reflü hastalığı çocuklarda ve hatta bebeklerde de sık görülmektedir. Reflü, mide ve yemek borusu arasındaki kapakçığın gevşek olması nedeniyle mide içeriğinin yemek borusuna kaçması olarak tanımlanmıştır. Son zamanlarda çocuklarda ve bebeklerde reflü görülme sıklığında bir artış olduğu ve bu durum çocukların ve ebeveynlerin hayat kalitesini önemli ölçüde düşürmektedir.

Reflü hastalığı bebeklerde özellikle ilk 6 ayda ortaya çıkmaktadır. Söz konusu kapak çocuğun büyümesi ile gelişmekte ve bir süre sonunda da geçmektedir. Reflüye bağlı şikayetler bebeklerde ve çocuklarda değişkenlik göstermektedir.

  • Bebeklerde bulantı, kusma, kilo kaybı görülürken,
  • Çocuklarda göğüste yanma, ses kısıklığı ve gelişimde yavaşlama görülebilmektedir. Bu durum bazı rahatsızlıklar ile karıştırıldığı için gereksiz antibiyotik kullanımı olmaktadır.

Hastalığın tanısının iyi konulabilmesi çok büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle detaylı bir muayene ile ayrıntılı bir hikaye alınması önemlidir. Reflü hastalığı, yanlış teşhis ve tedavi sonucunda yemek borusunda iltihaplanmaya, diş çürüklerine, anemiye, büyüme geriliğine, yemek borusunun darlığına sebep olabilmektedir. Bunun dışında reflü hastalığına eşlik eden rahatsızlıklar ise ses kısıklığı, faranjit, laranjit, sinüzit, otit, tekrarlayan öksürük, ameliyata rağmen geniz etinin tekrar büyümesi, ağız kokusu, rahat uyuyamama, gece sık sık uyanma, tekrarlayan zatürre gibi rahatsızlıklardır. Burada ailenin dikkatli olması gerekmektedir.

Bebek ve Çocuklarda Görülen Reflüde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

  • Bebeklerde gece uykuda ve uyumadan hemen önce beslenme reflüyü artırabilir. Bebekler beslendikten 2 saat sonra yatırılmalıdır. Reflü tanısı alan bebeklerin başı yatarken 30 derece kadar yükseltilmeli ve özellikle sol yan tarafa yatırılmalıdırlar. Ayrıca azar azar ve sık aralıklarla beslenmelidir. Bunun dışında bebeklerde emzik kullanımı tükürük salgısını artırarak, bağırsak hareketlerini düzenler. Bu da reflüyü azaltabilir.
  • Çocuklarda reflüyü şekerli gıdalar, çikolata, cips, ketçap, acı, nane, soğan, sarımsak, asitli içecekler artırdığından bu besinlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca öğünleri az az ve sık aralıklı olmalıdır. Yemeklerden en az 1-2 saat sonra yatırılmalıdır. Yine karın içi basıncı artıracak kabızlık ve şişmanlık gibi durumlardan kaçınmak için sağlıklı beslenmeli ve özellikle lifli gıdaların tercih edildiği bir beslenme programı uygulanmalıdır. Bunların dışında doktorun verdiği ilaç tedavisi de düzenli kullanılmalı ve kontrolleri düzenli gidilmelidir.

Gastrit ve Reflü Arasındaki Fark Nedir?

Reflü ve Gastrit çoğu zamanbirbiriyle karıştırılabilir. Ancak bunlar birbirinden ayrı rahatsızlıklar olup, kimi zaman kişide, bu iki hastalığa da rastlanabilir. Gastrit, mide asitliğinde artma ve mideyi asitten koruyan faktörlerin azalması sonucu ortaya çıkan midenin iç yüzeyini döşeyen mukoza dediğimiz dokunun iltihabıdır. Reflü ise mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışıdır.

Gastrit belirtileri arasında mide ağrısı, midede yanma, bulantı veya kusma, iştahsızlık ve hazımsızlık görülür. Reflü belirtileri ise yukarıda belirttiğimiz gibidir.

Gastrit her yaşta görülmekle birlikte genellikle erişkin yaştaki bireylerde ortaya çıkmaktadır. Akut yani aniden ve kronik yani yavaşça uzun sürede gelişen gastrit olmak üzere 2’ye ayrılır.

  • Alkol, aspirin, ağrı kesici ilaçlar ve stres genellikle akut gastrit tablosuna yol açarken;
  • Helikobakter pylori adı verilen ve mide iç duvarında yaşayan, genellikle çocukluk çağlarında içilen kirli sulardan bulaşan bakteri kronik gastritin en önemli nedenidir.

Günümüzde birçok insanın problemi olan gastrite, safra reflüsü ve bazı enfeksiyonlar da yol açabilmektedir. Tedavi edilmeyen kronik gastrit vakalarında, mide iç duvarında çeşitli doku değişiklikleri oluşabilmektedir.

Gastritin belirtileri hastadan hastaya farklılık göstermekle beraber, genellikle mide yanması, ağrı, bulantı, kusma, şişkinlik hissi, geğirme, erken doyma, iştahsızlık ve yemeklerden tiksinme gibi şikayetlerdir. Bu tarz şikayetleri olan hastaların mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurması önerilmektedir.

Gastritin en önemli tedavisi yaşam tarzı değişiklikleri ve diyet önerileri ile ilaç tedavisinden oluşmaktadır. Bu hastaların uyması gereken hayat tarzı ve diyet önerileri; hızlı yemek yememeleri, gıdaları iyi çiğneyerek yutmaları, sigara ve alkol kullanmamaları, kızartmalar, aşırı yağlı yemekler ve baharatlı gıdaları tüketmekten kaçınmaları, sucuk/salam/sosis gibi işlenmiş gıdalardan uzak durmaları, aşırı sıcak ve soğuk gıdalar ile gazlı içeceklerden uzak durmaları, gazlı içeceklerin yerine su tüketilmeleri, bol miktarda taze sebze ve meyve ile beslenmektir. Gastritin ilaç tedavisi ise gastrit yapan sebebe yönelik olarak gastroenterolog tarafından planlanmalıdır.

Reflüye Ne İyi Gelir ?

Reflü tedavisinde en önemli nokta yaşam tarzında değişiklik yapmaktan geçer. Birçok insan, yaşam tarzında değişiklik yaparak veya ilaçlarla reflüyü kontrol altında tutabilir iken, bazı hastalarda ise cerrahi girişim gerekmektedir. Reflü tedavisinde ilk aşama genellikle mide asidini baskılayan ilaçlar ve yaşam tarzında değişikliklerle yapılır. Obezite karın içi basıncını artırıp mideye yaptığı baskı ile reflüyü şiddetlendirir. Bu yüzden hasta; fazla kilolarından kurtulmalı, sigarayı bırakmalı, dar elbiseler giymemeli, yağlı yemeklerden veya kızartmalardan, domates salçasından, alkolden, çikolatadan, başta nane olmak üzere baharatlardan, çiğ soğan ve sarımsaktan, kahveden uzak durmalıdır.

Her insanın duyarlılığı farklı olduğundan, hastanın fark ettiği tetikleyici gıdadan uzak kalması reflü diyeti için en iyi seçenektir. Reflü diyeti sırasında küçük lokmalarla beslenmek ve yemekten hemen sonra uyumamak “reflüye ne iyi gelir” sorusunun da cevabıdır. Uzanmak veya uyumak için yemeğin üzerinden en az 3 saat geçmelidir. Yatmadan önceki son iki saat herhangi bir şey yiyip içilmemelidir. Reflü diyetinin yanı sıra, uyurken belden üst kısmın daha yukarıda olması yerçekimi sayesinde reflünün oluşmasını engelleyebilir. Özellikle gece reflüsü olanlar buna dikkat etmelidir. Baş altına konan yüksek yastıkların reflüye faydası yoktur. Bel kısmından itibaren yüksekte olacak şekilde ayarlanan yataklar reflüye iyi gelebilir.

Hamilelikte Reflü

Reflü gebelikte en çok görülen rahatsızlıklardan biridir. Kadın üreme hormonları olan progesteron ve östrojen hormonu, mide kapakçığının basıncını düşürücü etkiye sahiptir. Özellikle hamilelik döneminde yaşanan hormonal değişiklikler ve artan progesteron hormonu, hamilelikte reflü görülme nedenlerinden biridir.Hamileliğin ileri dönemlerinde ise rahmin büyümesi ile karın içi basıncının artması ve bunun mideye baskı uygulaması da reflü yakınmalarını artırır. Hamilelik öncesinde görülmeyen fakat hamilelikle birlikte görülmeye başlayan reflü, çoğu zaman gebeliğin sonuçlanmasıyla kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Gebelikte reflü’nün etkisini azaltmak için yediklerinize dikkat etmek, sizi rahatlatabilir.

  • Mümkün olduğunca fazla kilo almamak için uygun bir diyet programı seçilmeli
  • Çikolata, nane, baharatlı gıdalar, kızartmalardan uzak durulmalı
  • Kafeinli içecekler (kahve, çay, asitli içecekler) içilmemeli
  • Yemekler yavaş yenilmeli ve iyi çiğnenmelidir. Yemekte sıvı alımından kaçınılmalıdır
  • Sık aralıklarla az miktarda yemek yenilmeli ve yatmadan en az 2 saat önce besin tüketilmemeli
  • Domates ve turunçgiller mümkün olduğunca az tüketilmeli

Reflü Öksürüğü Nasıl Geçer ?

Öksürüğün altında başka sebepler yok ve sadece reflüye bağlı öksürük ise sabah – akşam alınan mide koruyucuları ile 2 haftada içinde düzelebilr. Sigara ve alkolün tüketilmemesinin yanı sıra reflüye neden olan gıdalardan uzak durulması gerekir.

Reflü kalp çarpıntısı yapar mı?

Reflü genellikle kalp çarpıntısının doğrudan bir nedeni değildir. Örneğin, reflüsü olan bir kişi semptomları hakkında gergin ve ya endişeli hissediyorsa, bu çarpıntıya yol açabilir. Hem reflü hem de kalp çarpıntısını tetikleyen çeşitli faktörler de olabilir. Örneğin, alkol tüketimi bazı insanlarda çarpıntıya neden olabilir ve ayrıca reflü semptomlarını tetikleyebilir. Benzer şekilde, çok fazla kafein reflü semptomlarını tetikleyebilir ve kafein ayrıca kalp çarpıntısına neden olabilir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.