Zona nedir? Zona belirtileri nelerdir? Zona neden olur?

0 2.301

Halk arasında kuşak hastalığı veya gece yanığı olarak da bilinen Herpes zoster, genel adıyla zona, varisella zoster virüsünün sebep olduğu ve daha önce su çiçeği geçirmiş kişilerde görülen, vücudun tek tarafında deride su toplamış ağrılı kabartılarla seyreden bir hastalıktır. Zona hastalığı neden olur? Zona hastalığı hangi bölgelerde çıkar? Zona hastalığı tehlikeli midir?

ZONA HASTALIĞININ NEDENLERİ NELERDİR?

Su Çiçeği (Varisella) sonrası varisella zoster virüsü vücut sinir hücrelerine yerleşip hiçbir belirti vermeksizin yıllarca inaktif kalabilir. Bağışıklık sistemindeki zayıflık veya bozuklukla yerleştiği hücrelerden ayrılıp aksonlar boyunca ilerleyerek sinir bölgesindeki deride viral enfeksiyona yol açabilir. Kabartılar genellikle 2-4 hafta içerisinde iyileşir, fakat sinir ağrıları kalıcı olabilir (postherpetik nevralji). Bir zona hastası başkasına (genellikle çocuklara) su çiçeği bulaştırabilir, fakat zona bulaştıramaz. Çünkü zona vücut içine yerleşmiş virüs kaynaklıdır, havadan bulaşan virüsle kişilere bulaşmaz.

Zona hastalığı, ağrılı kızarıklıklar şeklinde görülen, viral kaynaklı bulaşıcı bir sinir enfeksiyonudur. Zona hastalığı vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir, ancak birçok vakada gövdenin sol veya sağ tarafını saran tekli bir kabarcık şeridi olarak görünür. Zona hastalığı, suçiçeği hastalığına neden olan Varicella zoster virüsünden kaynaklanır. Normal şartlarda birey suçiçeği geçirdikten sonra, Varicella zoster virüsü bireyin omuriliği ve beyninin yakınındaki sinir dokusunda inaktif olarak varlığını sürdürmeye devam eder. Aradan yıllar geçtikten sonra virüs tekrar aktif hale geçebilir ve zona hastalığının belirtilerinin görülmesine neden olabilir. Zona hayatı tehdit eden bir tıbbi durum olmasa da, birey için çok acı verici bir deneyim olabilir. Önceden olunan aşı, bireylerde zona görülmesi riskini azaltmaya yardımcı olurken, benzeri şekilde erken tedavi hem zona enfeksiyonunun süresini kısaltmaya hem de bir takım komplikasyonların gelişmesi olasılığını azaltmaya yardımcı olabilir.

Çocukken vücuda alınan su çiçeği virüsü (Variselle Zoster), yıllar içerisinde uykuya yatar. Uzun süre inaktif şekilde yaşayan bu virüs ağır grip, idrar yolları enfeksiyonları, AIDS ya da kanser gibi bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi bir hastalık durumunda, genellikle de 50 yaşın üzerindeki kişilerde yeniden aktif hale gelerek, zona hastalığına neden olmaktadır. Halk arasında gece yanığı olarak da bilinen zona hastalığının oluşmasındaki en önemli faktör yaşlanmadır. Zona olan vakaların yüzde 70’i 50 yaş üzerindeki kişilerden oluşur. 80 yaşına gelen bir kişinin zona olma ihtimali yüzde 50 oranındadır. Yani 80 yaşın üzerindeki her iki kişiden biri zona olmaktadır.

Vücut Direncini Azaltan Nedenler:

* Stres (Yoğun Stres)

* Üzüntü

* Uykusuzluk

* Yorgunluk

* Beslenme bozukluğu ya da uzun ve sağlıksız diyetler

* Kanser ilaçları

* Işın tedavileri

* Kaza ve zehirlenme sonrası

* AIDS

ZONANIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

* Halsizlik

* Yorgunluk

* Ateş

* Şiddetli ağrı ve yanma

* Deride renk kaybı ve çöküntü, kızarıklık, kabarcıklar

* Baş ağrısı

* Derinin kabuklanıp dökülmesi

Birçok vakada zona belirtileri ve semptomları bireyin vücudunun tek bir tarafının yalnızca küçük bir bölümünü etkiler.

Zona hastalığı sürecinde gözlemlenebilecek çeşitli belirti ve semptomlar arasında öncelikli olarak ağrı, yanma, uyuşma veya karıncalanma, ağrıdan birkaç gün sonra başlayan kırmızı bir döküntü, dokunmaya karşı hassasiyet, kaşıntı ile kolay patlayan ve kabuk bağlayan içi sıvı dolu kabarcıklar bulunmaktadır.

Daha nadir olarak bazı vakalarda bunlara ek olarak ateş, baş ağrısı, ışığa duyarlılık ve yorgunluk gibi belirti ve semptomlar da gözlemlenebilir.

Ağrı genellikle zona hastalığının ilk belirtisidir. Bazı vakalarda bu ağrı birey için oldukça yoğun olabilir. Bazı vakalarda ağrının vücutta hissedildiği konuma bağlı olarak, kalbi, akciğerleri veya böbrekleri etkileyen başka herhangi bir sorunun belirtisi ile karıştırılması mümkündür. Daha nadir bazı vakalarda bireyler zona ağrısını hiç döküntü geliştirmeden yaşayabilirler.

İkinci en yaygın zona belirtisi olan Zona döküntüsü, en yaygın olarak, gövdenin sağ veya sol tarafını saran bir kabarcık şeridi olarak gelişir. Zona döküntüleri bazı vakalarda tek bir göz çevresinde ya da boynun veya yüzün bir tarafında meydana gelebilir.

Zona şüphesi taşıyan bireylerin, erken tedavi avantajlarından faydalanmak için bir an önce doktora başvurması gereklidir. Bununla birlikte göz yakınında ağrı hisseden ve kızarıklık gözlemleyen bireylerin acil tıbbi yardıma başvurması gerekir.

Göz yakınında etkisi görülen zona, eğer tedavi edilmezse kalıcı göz hasarına neden olabilir. Benzer şekilde 60 yaş üstü bireyler, kanser, ilaçlar veya diyabet gibi çeşitli kronik hastalıklar nedeniyle kendisinin ya da yakınlarının bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler komplikasyon riskinin önemli ölçüde yükselmesi nedeniyle bir an önce doktora başvurmalıdır. Kızarıklıkların ve ağrının yaygın olduğu bireylerin de bir an önce doktora başvurması tavsiye edilir.

ZONA TANISI NASIL KONULUR?

Zona hastalığının tanısı genellikle muayene ile konulmaktadır. Muayene ile tanı konulamayan çok nadir vakalarda ise laboratuvar testi uygulanır. Tzank testi denilen bu yöntemde, lezyondan bir kazıntı örneği alınıp, özel boyama yöntemlerinden sonra mikroskop altında incelenir. Döküntü olmadan sadece ağrı, zona hastalığının tanısı için yeterli değildir. Çünkü hastalığın bu ilk evresindeki ağrılar, başka sebeplerle oluşan ağrılarla karıştırılabilir. Tanının konulması için mutlaka deri döküntüsünün başlaması gerekmektedir.

ZONA TEDAVİSİ NASIL YAPILMAKTADIR?

Normal şartlar altında zona hastalığının tedavisi yoktur. Ancak doktor tarafından reçete edilebilecek birtakım antiviral ilaçlar ile tedavi sürecine erken başlamak iyileşmeyi hızlandırabilir ve bireyin komplikasyon geliştirmesi riskini azaltabilir. Ayrıca, hekiminiz ağrınızı azaltmak ve semptomların şiddetini azaltmak için ağrı kesici hap ve / veya kremler reçete edebilir.

Genellikle zona tedavisi sürecinde alkolden kaçınmak gereklidir. Alkol, belirli ilaçların etkinliğini azaltmanın yanı sıra özellikle yaşlı yetişkinlerde baş dönmesi gibi yan etki gelişmesi riskini artırabilir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.